JÖNK / İSMET TANLI

Tarih: 14.08.2019 08:11

Yokluğun Cephelerinde Ölüm-Kalım Savaşları

Facebook Twitter Linked-in

Merve 25 yaşında evlendi, 35'te boşandı, 38'de tekrar evlendi/başroldeki oyuncu aynı zad kocası,adı Erdem.

      Evlenmeden evvel çalışıyordu,geçim -hayatı idame etme kavgaları-kaygıları...

      Evlendi yine idame hikayelerinde cirit atıyor (çalışmaya devam hemde evde gece geç saatlere kadar sürdürerek).

      Kafasında, beyninin hücrelerinde; 'ben zoru severim /ben çalışırım kazanırım, güçlü kadın edaları'. Bu arada iki çocuğu mevcut, biri kız,biri oğlan. Çocuklarıda en mükemmel şekilde yetiştirecek (bu kadar yorucu hayatın içerisinde..!)

      Merve kendini izole ettiği hayatın içerisinde yaşamını sürdürmekte,kendini bir türlü bulamıyor-göremiyor,kaybolmuş/illa ki yanılgısı ben güçlüyüm ve zor kadınım paradoksu.

      Aslında her şey Çocukluk yaşantısında gizli-kimselerin bulamayacağı.

      Dostları hayretler içerisinde, izlemiyor /uyarıyor,bu tarz dogru bir yaşam tarzı değil, inceden inceye azalıyorsun,ruhi ve fiziki sağlığına zarar veriyorsun

      Hayatı yarış modunda yaşıyor kendi ve yaşatıyor etrafındakilere ama aynı At gibi(öleceğini bilmeksizin çatlayana kadar koşan)çok ağır tempoya devam.

      Dikkat edilirse, kocası Erdem'in adı bile anılmıyor, girdabına girdiği bu hayatta(etkisiz eleman)bütün yükü kendi sırtına yüklemiş nedense..!

      Aslında Dünyalar iyisi bir kız cağız ben yakinen tanıyorum,çocukluk yaşantısındaki can kırıklarını saklayarak  geldi  içinde,travmalarda ya da gerilimlerde hep çocukluğuna kaçıyor,kendi içinde,çıkamıyor kendisini sakladığı çocukluğundan bir türlü..!

       Günler günleri,aylar ayları kovaladı bu girdabın içerisinde, en son rastladığımda ona,doktorlar kalbiyle alakalı bir rahatsızlığa teşhis koymuşlardı,konuştuk epeyce;yaşadıklarından/yaşayamadıklarından bin pişman. Bir şeyler elinden kayıp gitmiş ve şimdi kronik bir hastalık belasına çattım,keşke. ..keşke. ..keşkelerde,içinden kendine bir hayli acıyarak.

      Aslında bir insan tabiki çalışmalı, tabiki aile-çocuk yapmalı,tabiki egolarını tatmin etmeli fakat bu evrelerde kendini aynaya bakıpta göremedimi aynı o Vahşi atın çatlayana kadar koşup öldüğü gibi(ama yaşarken) ölecektir.

      Yokluk tabiki zor, tabiki yanindaki evli olduğun insanın varla yok arası hayatında yer alması zor. Sosyal çevreyede kulak asmalı, bilhassa ailene,dost bildiklerine ,gerekirse hekimlere...

     İçindeki kapıları pencereleri kapatmamalı. Yoksa yokluğun Cephelerinde yaşayan ölüsün. Kendi içinde kendine dahi zayisin.Gerçek hayat bu kesinlikle değil,sevmek var sevilmek var/her kulvarda(Ailede,iş hayatında,okul hayatında,daha nicelerinde)

     Bundan sonra her yaşayacağın hep biraz eksik-hep biraz fazla,tango gibi iki ileri bir geri. Hayat Yaşamaktır Yaşatmaktır.Bundan Sonra Sev Sadece Sev,Tabi ki Önce Kendini.

ismet-tanli-resim          

İsmet Tanlı


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —