SİNEMA VE ROMAN
Sinemanın genç bir sanat olduğu, dilinin henüz oluşmakta olduğu, sinemanın kendi yolunu çizmekte olduğu gibi saçmalık dolu sözler duyar, okursunuz. Sinema sanatının dili; sinemayı bir yana bırakalım, daha fotoğraf bile ortalıkta yokken zaten vardı, hazırdı. Sinema kendisi olarak yola çıktığı anda, ulaşacağı yer belliydi. Hikâye anlatacaksınız...
Masalların, hikâyelerin, destanların, epopelerin, efsanelerin, rüyaların, tiyatro oyunlarının, düşlerin, romanların yaptığını, hareketli görüntülerle anlatacaksınız. Deneysel çalışmalar bir yana, sinemanın işi, insanlığın ilk günlerinde ortaya çıkmış olan hikâye anlatıcılığı sanatını aslına en yakın hale getirmektir. Tanrı’nın yaptığını öykünmek...
Sinemayı başka bir şey zanetme eğilimi hep var; onu resim sanatıyla, tiyatroyla, fotoğrafla karşılaştırmak komik duruma düşmektir. Zaten bu türler zaman içinde elenip gidecekler. Zira sinema tüm sanatları yağmalamıştır, ama kendinden başka bir şey değildir. Çok kestirmeden gidip, “Sinema özünde görüntüyle bir hikâye anlatma/yaşatma sanatıdır” demek isterim. Basit görünse de, basitçi bir tümce/tanım değil bu; sadece yalın söylenmiştir, o çok zor olan...
“Yönetmenimiz sinemaya resim sanatından geliyor, fotoğrafçılıktan geliyor, kendisi eskiden tiyatrocuydu...” gibi saçma sözler duyarsınız. Hatta, edebiyat uyarlamaları bağlamında, “Sinema edebiyatçı dükkanı değildir” gibi efelenmeler de duyarsınız. Pekala.. Sinema, resim galerisi mi? Sinema, fotoğraf sergisi mi? Saçma bunlar. Sinema kendisidir. Gerçek olandan yola çıkarak kendi gerçekliğini yaratma sanatıdır bir yerde...
Ne dersek diyelim, sinema hikâye anlatma sanatıdır, ama kendi diliyle, tiyatronun ya da fotoğrafın diliyle değil.. Bunu elbette görüntü öncelikli bir dille yapacaksınız; yoksa film yaptığınızı zannederken, “görüntülü radyo oyunu” ya da “tiyatro oyunu” yaparsınız! İnsanları, sinema yaptığınıza ikna edebilirsiniz, bu da başka bir tartışmanın konusu...
Roman ve sinema bir arada düşünüldüğünde şunu söyleyebilirim:
Sinema dili, keşke romanın yazıldığı doğal dil kadar esnek olabilseydi.
Keşke...