Sevgili Ceren Damar Hoca'nın Ardından...

SINAVLARIN ÖĞRENCİDE BASKI YARATMASINI ÖNE SÜREN KİMİ şapşal AKADEMİSYENLERİN AÇIKLAMALARINI ŞAŞKINLIKLA İZLİYORUM...
Sınavlar olacaktır...
Sınavlar hakkaniyetli de olacaktır...
Çünkü...
Sınavdan daha iyi bir ölçme yöntemi henüz yoktur. Böyle bir şeyin olacağı da yoktur...
Öğrenci/insan, bu tür baskıyı sindirmeyi içselleştirerek, öğrenerek toplumsallaşır. Sınavların esas etkisi de zaten bu noktada işe yarar. Dayanmayı, sabretmeyi, hakkaniyeti öğrenir insan/öğrenci böylece. Eğitim düzeyi yükseldikçe suç işleme oranının düşmesini...
Eğitim düzeyi düştükçe suç işleme oranının yükselmesinin nedeni ne sanıyor acaba, 'sınavların öğrencide baskı yarattığı' bahanesine sığınan bu meslektaşlarım. Sınav bir 'ölüm-kalım maçı' değildir, öğrenciye bunu öğretecekler.
Öğrenciler elbette yorulacaklar, çalışacaklar, baskıyı hissedecekler, emek vermeyi öğrenecekler, emek harcamadıkları hiçbir paraya da övgüye de tenezzül etmemeleri gerektiğini, onlara talip olmamaları gerektiğini içselleştirecekler. Tüm dünyaya diploma satan kimi Amerikan, Kırgız, Hint ünivrsitelerinden söz etmiyorum şimdi burada...
Bülent Bey'in (Eczacıbaşı'nın) kendi lisesinden mezun olanlar arasında halen en yüksek puanla mezun olan kişi olduğunu da anımsatmak isterim...
Öğrenciler çalışacaklar...
Çok çalışacaklar...
Kopya çekmeyecekler, yani katyiyen hırsızlık yapmayacaklar. Bunu beklemek benim hakkım...
Ceren Damar Hoca kardeşimiz, bir bilim şehididir.
Hırsızlığa karşı direnişi kutsaldir.
