HÜZNÜNÜ YİTİRMİŞ İNSAN
Gözle görülür biçimde kadın erkekleşiyor, erkek kadınlaşıyor. Bir yerde aynileşmek kaçınılmazmış gibi görünüyor...
Bunun iyi-kötü, doğru-yanlış olması değil argüman... Anlaşılmak istiyor, anlamaya yanaşmıyor.
Hüzün ve romantizm insanlığın ulaşabileceği zirveyken, oradan başlandı insanlaşmanın önünün kesilmesi ve içinin oyulması.
İnsan... Eşitliği, kendi doğasından vazgeçme pahasına aynileşmek gibi algılıyor.
Erkek... Kötü bir örnek... Önce o sigara içti. Önce o sarhoş oldu. Önce o doğayla kapıştı. Önce o öldürdü. Önce o oturdu kahvehanede. Önce o kumar oynadı. Önce o yarıştı. Önce o bir eşle yetinmedi. Önce o çılgın işlere kalkıştı. Önce o çıktı yolculuğa. Önce o merak etti. Önce o kullandı başparmağını. Önce o gitti.
Şu örneklik eden insanın her yaptığına önce itaraz edip sonra dönüp yapılanları bir bir tekrarlamak da az günahkâr yapmaz ötekini...
İnsan...
'Bir elmanın iki yarısı' biçimindeki ezeli ve en yaygın aşk eğretilemesi bağlamında da...
Erkek ve kadın olarak da... Birey olarak kendi içinde de...
Bir daha bütünleşemeyecek biçimde ikiye ayrılmış, yarılmış, yaralanmış, parçalanmıştır artık.
Hiç kuşkusuz ki emek-sermaye çelişkisini görünmez kılmaya yönelik olarak küresel sermayadarlar tarafından organize edilen yüzyılın bu en önemli projesinin amacı, kuşkusuz erkeği ve kadını palyatif çıkar çatışmaları panayırında karşı karşıya getirip büyük eğlenmekti. Gördüğünüz gibi eğlence çok büyük...
Zehir-zemberek bir soru: Erkek ve kadının, karşı karşıya geçmeye (güya) rıza göstermesi, insanlığın lehine sonuçlansa, yani hayatın işleyişi ve yasalar karşısında mutlak eşitlik amaçlı olsa, insanlık tarih boyu en önemli sıçramayı gerçekleştirme fırstını elegeçirmiş olur muydu?
Oysa kafaların içine başkaları tarafından inşa edilen iradeyle (çıkar odaklı) bir kördövüşü bu... Sonsuza kadar sonuşmaz bir paralel kurgu başlatıldı...
Sonsuzda sonuşabilir umuduyla, yani rayların uzakta bir yerde birleştiği yanılgısıyla sürer gider bundan sonra böyle...
Büsbütün haksızlık da etmeyelim; bu karşı karşıya gelmenin, bu iki cinsiyetin insanlaşması yolunda kazanımlara da olanak tanıdığı görmezden gelinemez tabi...
Kazanımlar görmezden gelinemese de, açılan yaralara göz yumulabilir mi?
İnsanlığın bütünleşmesi fikrine yönelik bir umut görünmüyor ufukta. İnsan sonsuz bir uçurumdan uçurulmuştur. Sonsuza kadar da bir araçtır artık insan...
Örneğin insanlar hep anlaşılmayı bekliyor, istiyor... Bu uğurda teoremler geliştiriyor küçük beyinli; 'anlaşılmayı bekleme, anla' diyor Facebook ağzıyla ortlığa saçılan sloganlarında...
Gelişmiş bir zihinse, bir umut bile bırakmıyor: 'İmkansız şey bir insanın bir insanı anlaması...
' Görünen o ki... Erkek ya da kadını tek başına ele alırsanız, ortada anlaşılmaya değer bir şey bırakmamış olursunuz.
Onlar tarih boyunca iyi-kötü ne yapmışsa birlikte yaptı. Karşı cepheyi suçlamaları ise sorumluktan kurtulmak amaçlı..
