“İnsan ömründe değişik hayatlar vardır en derin ve özverili olanıdır aile hayatı”
Arka mahalledeki bakkal Kör Memet'in ilk çocuğu Mustafa beş yaşındayken kayboldu. Aile hiç vazgeçmedi aramaktan(ölse belki daha iyi olacaktı / meçhul olmaktansa, bilinen bir yerdi mezarlık)...
Onbeş yıl sonra buldular, vücudundaki lekeden teşhis edildi Mustafa. Çingeneler kaçırmış, kendi kültürlerine göre büyütüp yirmi yaşına getirmişler. Bulunan kayıp çocuk için bakkal Memet evde eğlence düzenledi. ilk akşam şölen havasında akraba-eş dost herkes geldi. Mutlu oldu hepside.
Mustafa'yı bakkala koydu babası, hem işlerle ilgilenmesi, hem de aileye adaptasyonu için. Bakkalda durdu, ilgilendi, satış yaptı, herkes sempatiyle yaklaşıyordu kayıp çocuğa(ömründen onbeş yılı heba olmuşa).
Aradan haftalar geçti…inanılması güç, bakkalda hırsızlık oluyor / satılan emtia var, karşılığında ki para eksik. Hırsız yakalandı. Hırsız kayıp çocuk Mustafa'dan başkası değilmiş meğersem.
Aile bir kez daha ama bu defa iki katı ağır bir yükle yıkıldı. Bu, kimselere söylenecek bir şey de değil. Kol kırılır yen içinde kalır. Kayıp çocuğun ailesi, bu fecaatı örtbas edip, sorunu kendi içlerinde erittiler (olsun razıyız yanımızda neticede, canı sağ olsun dedi kör Memet).
Fakat, hiç hesaba katılmayan durum şuydu; kayıp çocuk Mustafa yetiştirildiği o çingene aşiretindeki kişiliğini atamıyordu üzerinden...O kültürde hırsızlığın her türlüsü, dalaverenin elvan çeşidi, hayatta kalabilmek için ne yapılması lazımsa, o refleksler yapılıyordu İspanya kökenli Cono Aşiretinde.
Çok zaman geçmeden, Mustafa, daha fazla dayanamayıp, kendi medeniyetine, tekrar Çingene Şahmeran'ın aşiretine gitti ve film bitti. Hayatın kayıp çocuğu hürriyetine kavuştu…Bir daha da asla dönmedi.
Şunu kimse görmedi-bilemedi; insan, kültürü, kişiliği,maksimum 10-11 yaşına kadar şekillenir ve kişiliği yerine oturur. Ölünceye kadar da o temelde paradokslarla sürer gider, ömür öyle son bulur.
“ İnsan yedisinde neyse yetmişinde de aynıdır”
Suçlu kim? Aile mi? Hayat mı? Kader mi? (Üç Bilinmeyenli Denklem) Cezası Kime..!
Ceza aileye tabi ki. Çocuğu dünyaya getirmek değil sorun / sorun: ona insanca. evrensel, medeni doğruları öğretip, onu, gelebilecek zarar ve ziyanlardan koruyabilmek...
Yoksa; Anne ve Baba sıfatı. sadece. içi boş edebi bir sözcük olarak kalır... Tekrarı olmayan bir filmdir aile hayatı, kapalı gişe de seyredeni çok. izleyicilerin kimi dost, kimi akraba, kimi arkadaş… ama ateş düştüğü yeri yakar.
“Kayıp çocuk Mustafa / Büyük kayıp evrende”
Potansiyel tehlike, anlık bir dikkatsizlik, sadece bir aileyi değil, süregelen nesli de olumsuz etkileyecek. Bundan sonra çocukları da, torunları da kayıp çocuk olacak artık.
“Kader mi? / Hayat mı? / Aile mi? / Suçlu Kim!”
Hayatın tramvayındaki kayıp yolcu, doğru durakta in. Yoksa camların kırılacak. Camların kırılınca asla yapıştıramazsın.
İsmet Tanlı
