Ben Yılmaz Özdil'i çok eleştiriyorum.
Bana çok kızıyorlar.
Çünkü balık hafızalılar.
Sanki bu ülkede aynı yöntemle gazetecilik yapan bir Emin Çölaşan bir Engin Ardıç, bir Nazlı Ilıcak hiç olmadı!
İşte Yılmaz Özdil, seviyeyi onların bile çok daha aşağılarına çekti.
'Gazeteci nasıl etik değerlere sahip bir kalem erbabıdır' ben öğretecek değilim, ama gazetecinin Yılmaz Özdil; Engin Ardıç, Nazlı Ilıcak, Emin Çölaşan zihniyetinde olamayacağını düşünüyorum. Nur içinde ystsın, rahmetli Uğur Mumcu gibi bir örnek duruyor önümüzde...
Emin Çölaşan, Turgut Özal'ın tenine bir yapıştı, yıllarca oradan beslendi.
Sonra ten değiştirip (gazeteci olsa Yılmaz Özdil'in, Emin Çölaşan'ın, Nazlı Ilıcak'ın, Engin Ardıç'ın kapağı olacağı ayan beyan ortada duran Melih Gökçek'in kanından beslendi.
Nazlı Ilıcak her tenden beslenen türdendi.
Hiç uzun vaadeli seçici olmadı. O kısa vaadeli seçimler yapıyordu.
Engin Ardıç, Tansu Çiller'in tenine yapışmıştı; Star TV'de 'Günün Yorumu' adı altında her akşam on dakika başbakana ve ailesine söverdi.Zira o kadın kanıyla besleniyordu.
Yılmaz Özdil de tek adamın tenine musallat olan gazeteci türünden, ama nasıl oluyorsa hem erkek teninden hem kadın teninden beslenen türden.
Şöyle...
Yılmaz Özdil, NUTUK bile okumadan Atatürkçü olanlara (zira NUTUK OKUMAK biraz okur yazarlık, biraz zekâ, biraz dürüstlük, biraz zahmet gerektirir) Mustafa Kemal pazarlamacılığı (..anlatıcılığı, öğreticiliği değil, pazarlamacılığı..) yapıyor.
Cengis Asiltürk