Şimdilerde hiçbir şeyin ortası kalmadı. Sistemi, hep ekonomiye dayalı kurulmuş dünyada, bazı kadınlar daha erkek-bazı erkekler daha kadın. Yani yanlış kadınlar/ yanlış erkekler… Biraz da Merdümgiriz.
Şimdiki gençler, hemcinsleriyle partnersel ilişkiler kurmakta birbiriyle yarışıyor, çünkü; erkek çocuklarının, elit ailelerde büyüyeni aşırı efemine, varoşlardakileriyse, maganda-maço.
Bu eksantrikliklerde, yaşananlar sadece akıl tutulması. Biz bu değildik, global medya kuruluşları aracılığıyla eşcinselliğe özendirme ve sanki o şekilde her şey daha normalmiş gibi kurgular; tamam, tabi ki de herkesin tercihi kendini bağlar ama bu işte bir yanlışlık var, türümüzün devamı açısından da, kültürel anlamda da, eşyanın tabiatına aykırı. Bu tür sapmalar bizim toplumumuzda baştan aşağı tutarsız.
“Ekonomi sınıfı belirliyor/ sınıfta gücünü”
Köylüyü-çiftçiyi, yersiz ve yanlış politikalarla köyden kente göçüren sistem, çiftçilerimizi kentli de yapmadı, köylü de.
Yozlaşarak, herkes birbirine yabancılaştı.
Ne çocuk büyüğü taktı, ne de büyük küçüğü görebildi. Bilemedikleri, kültürlerin içerisinde, bocalaya bocalaya, eksildiler.
Ekonomik güç-ekonomik sistem, herkesin de bildiği gibi, insanın bütün hayatını etkileyip, belirleyen faktörlerin başında geliyor. Nice güzel insanlar, darmadağın, kayıp-zayi, maddi yoksulluğun girdaplarında.
Eskinin en önemli toplumsal sınıfı olan, orta direk te, elbirliğiyle yok edildi. Dengeler, şimdi, bir hayli bozuk; aynı, genç erkek çocuklarımızın, ya tam maganda ya da tamamen kadınsı yani dengede duramaması gibi oldu. insanlarımızda da ya zengin (madden) ya da fakir, her şey en uçlarda, dolayısıyla da, herşey en uçlarda.
İnsan, artık daha çok Merdümgiriz, yani yalnızlığına kapanan.
“İnsan kökeninden gelen öz kültürünü kaybederse, kendini de kaybeder”
Bizim yeni ikametimiz, her halini hatmederek-özümseyipte, içimizde sımsıcak saklayarak, sevdiklerimizdir. ikamet ettiğimiz sevdiklerimizin içinden, hiç kimseler çıkaramaz, bizi, şayet biz istemezsek. Bazı insanlar, sanki, sadece bir ( o ) insan için dünyaya gelmiş gibi( hani içinde saklayarak , en derinindeki güzelliklere, birlikte yelken açtığı).
İnsan yedisinde neyse, yetmişinde de aynıdır. Her kaçışta tek istikamet, daima, en çocukluğu- en saf-en günahsızlığı / her ihtiyar, en güzel / her yaşlı yaşından daha büyük / ama en zayisi de kocamış olan, yitik insanın.
Herkes, Herkesi Herkesleştirmese/ Herkes Nevi Şahsına En Fazla Münhasır.
Her Şey En Güzel; İbadette Gizli-Kabahatte Gizli Mantıklarında. Bundan Sonrada, Bazı İnsanlar Ne Merdümgirizi
Ne De Hemcinsine Bir Partner, .
Hayalsiz Dünya/ Bir Hayal.
