15446,37%1,25
43,27% 0,22
50,19% -0,10
6374,59% -0,30
10426,81% 0,75
Acıbadem Adana Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Oytun Baykan, hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermediği için ‘sessiz katil’ olarak adlandırıldığını belirtti. Baykan, "Birçok hasta, ‘Tansiyonum yükselince başım ağrıyor, ağrım yoksa tansiyonum iyidir' der. Bu, hayati bir yanılgıdır" uyarısında bulundu. Neredeyse hiçbir belirti vermeden ortaya çıkan ve sessizce ilerleyip vücudu etkisi altına alan hipertansiyon, birçok hastalığa da yol açıyor.
Prof. Dr. Baykan, modern hayatın hızı içinde çoğumuzun kalp sağlığını ihmal ettiğini vurguladı. "Kalp krizinde en büyük düşmanımız ‘belki geçer’ diyerek beklemektir" diyen Baykan, Avrupa Kardiyoloji Cemiyeti (ESC) kılavuzlarının, damar tıkanıklığında geçen her dakikanın kalp kası kaybı anlamına geldiğini vurguladığını aktardı. En tipik belirtinin, göğüs kafesinin ortasında, geniş bir alanda hissedilen baskı, sıkışma veya ağırlık hissi olduğunu, bu ağrının sol kola, çeneye veya sırta yayılabileceğini söyledi. Şeker hastalarında ve kadınlarda ağrının çok hafif olabileceğini, sadece ani nefes darlığı, mide bulantısı, bayılma veya açıklanamayan bir yorgunlukla kendini gösterebileceğini ekledi. Baykan, "Eğer bu şikayetler istirahatte başlıyor ve 10 dakikadan uzun sürüyorsa, kendi aracınızla değil, mutlaka tam donanımlı bir ambulansla hastaneye ulaşmalısınız" dedi.
Son yıllarda 30’lu, 40’lı yaşlarda kalp krizi vakalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirten Baykan, toplumda bu artışın tek sorumlusu olarak COVID-19 aşılarını görme eğilimine dikkat çekti. Amerikan Kardiyoloji Derneği (ACC) verilerine göre, gençlerdeki artışın asıl nedenlerinin genetik/ailesel yatkınlık, erken yaşta başlayan obezite, yoğun tütün/elektronik sigara kullanımı ve kronik stres olduğunu ifade etti. Aşıların çok nadir görülen kalp kası iltihabı (miyokardit) riski olduğu bilinmekle birlikte, bu durumun genellikle hafif olduğunu vurguladı. "Asıl tehlike, COVID-19 virüsünün kendisidir" diyen Baykan, virüsün, damar yapısında aşının oluşturduğu riskten kat kat daha fazla hasar ve pıhtılaşma riski oluşturduğunu söyledi. Genç yaştaki ani kayıpların genellikle altında yatan asıl nedenin, kontrol edilmemiş genetik kolesterol yükü ve kötü yaşam alışkanlıkları olduğunu belirtti.
Prof. Dr. Baykan, hipertansiyonun çoğu zaman hiçbir belirti vermediğine bir kez daha dikkat çekti. Vücudun yüksek tansiyona zamanla alışabileceğini ve kişinin kendini iyi hissedebileceğini, ancak bu sırada yüksek basıncın damarlara, böbreklere ve kalbe kalıcı zararlar verdiğini açıkladı. İdeal tansiyonun 120/80 mmHg olduğunu, 140/90 mmHg ve üzerinin ise mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurguladı. "Belirti beklemek, damarın hasar görmesini, kalbin büyümesini veya inme riskini göze almaktır" uyarısını yineledi.
Tempolu yürüyüş ve bisikletin kalbin en sevdiği aktiviteler olduğunu belirten Baykan, hafta içi hiç hareket etmeyip sadece pazar günü halı sahada veya ağır bir antrenmanda kendini zorlamanın kalp krizini tetikleyebileceğine dikkat çekti. "Kalp, aniden binen yükü değil, düzenli ve kademeli artan aktiviteyi sever" dedi. Spor yaparken göğüste ağrı, alışılmadık bir nefes darlığı, çarpıntı veya göz kararması oluyorsa durulması gerektiğini söyleyen Baykan, "Bunlar ‘zorlanma belirtisi’ değil, bir ‘dur’ ihtarıdır. Efor testi ve basit bir muayene, sporun sizin için bir risk değil, bir şifa olmasını sağlar" ifadelerini kullandı.