Stratejik Plan hazırlanması, salt formel ve yasal bir plan olarak değil, gerçekçi performans ölçümüne dayalı bir yönetim aracı olarak görülmelidir!..
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 41. Maddesinde; “Belediye başkanı, mahallî idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde; kalkınma plânı ve programı ile varsa bölge plânına uygun olarak Stratejik Plân(SP) ve ilgili olduğu yıl başından önce de yıllık Performans Programı (PP) hazırlayıp belediye meclisine sunar” demektedir.
Bu yasa hükmüne göre, 31 Mart 2019 tarihinde yerel seçim takviminin tamamlanmasıyla (İstanbul hariç) Nüfusu, 50 bin üzerinde olan tüm belediyeler, SP hazırlığına başlamaları gerekiyor.
SP’ler, o belediye sınırları içinde “Varsa üniversiteler ve meslek odaları ile konuyla ilgili sivil toplum örgütlerinin görüşleri alınarak” hazırlanır ve belediye meclisi tarafından kabul edildikten sonra yürürlüğe girer.
Gene yasaya göre; Stratejik planın mahallî idareler genel seçimlerinden itibaren altı ay içinde hazırlanıp kabul edilmesi dolayısıyla 30 Eylül 2019 tarihine kadar meclis tarafından kabul edilmesi gerekmektedir.
Nüfusu 50 binin altında olan belediyelerde SP yapılması zorunlu değildir. Ancak SP ve PP bütçenin hazırlanmasına esas teşkil eder ve belediye meclisinde bütçeden önce görüşülerek kabul edilir.
Geçerli mevzuatımıza göre nüfusu 50 binin altında yer alan tüm belediyelerin stratejik plan hazırlama zorunlulukları bulunmadığı belirtilmişsede, “PP hazırlanmasında böyle bir kıstas getirilmemiş ve “tüm belediyelere yıllık PP hazırlanması zorunluluğu” getirilmiştir.
Yıllık PP, aslında 5 yıllık SP’lerin parçalara bölünmüş şeklidir ve bir stratejik plana bağlı yapılırsa yararlı olur.
“Performans Programları stratejik planın dilimlere bölünmesi olduğu için bir anlamda mini bir stratejik planlardır”. Ve SP’da yer alan amaç hedefleri gerçekleştirecek faaliyetler ve projelerin bütçelenmesine aracılık eder.
Ayrıca, 5393 sayılı Kanunda, meclislerin görev ve yetkileri arasında, Stratejik planların görüşülüp kabul edilmesi; encümenin görev ve yetkileri arasında Stratejik planların incelenerek meclisin görüşüne bildirilmesi; idarenin kurumsal stratejilerinin oluşturulması; üst yöneticilerin idarelerini stratejik plana ve kurumsal stratejilere uygun olarak yönetmesi; bütçelerin stratejik plana uygun olarak hazırlanması yer almaktadır.
SP hazırlanmasının dolaylı olarak zorunluluğu bir yana, kamu idaresi açısından son derece faydalı bir iyi yönetim aracı ve anahtarıdır.
SP dayalı stratejik yönetim, bir kurumun ne yaptığını, varlık nedenini ve gelecekte ulaşmak istediği hedefleri ortaya koyan bir yönetim şeklidir.
SP yaklaşımı ile politika belirleme ve maliyetlendirme kapasitesinin güçlendirilmesi, amaç ve hedeflere dayalı yönetim anlayışı ve bütçelemenin geliştirilmesi, Kamu hizmetlerinin arzında yararlanıcı taleplerine duyarlılığın artırılması, hesap verme sorumluluğunun içselleştirilmesi sağlanması amaçlanmıştır.
Stratejik plan çalışmaları idarelere değer kattığı gibi, faaliyetlerin daha planlı yürütülmesini, başarı veya başarısızlıkların takibini, amaç ve hedeflerin belirlenerek, kurumsal sinerjinin yaratılması sonuçlarını da doğurmaktadır.
Bunlarla birlikte stratejik planlama ile bir çok yarar sağlamaktadır.
Bunlar ise;
Sonuçların planlanmasıdır:
Girdilere değil, kamu hizmetleri ile elde edilecek sonuçlara odaklıdır.
Değişimin planlanmasıdır:
Değişimin istenilen yönde olabilmesini sağlamaya gayret eder ve değişimi destekler. Dinamiktir ve geleceği yönlendirir.
Düzenli olarak gözden geçirilmesi ve değişen şartlara göre uyarlanması gerekir.
Gerçekçidir:
Arzu edilen ve ulaşılabilir bir geleceği resmeder.
Kaliteli yönetimin aracıdır:
Disiplinli ve sistemli bir şekilde, bir kuruluşun kendisini nasıl tanımladığını, neler yaptığını ve yaptığı şeyleri niçin yaptığını değerlendirmesi, şekillendirmesi ve bunlara rehberlik eden temel kararları ve eylemleri üretmesidir.
Hesap verme sorumluluğuna temel oluşturur:
Sonuçların nasıl ve ne ölçüde gerçekleştirildiğinin izlenmesine, değerlendirilmesine ve denetlenmesine temel oluşturur.
Katılımcı bir yaklaşımdır:
Stratejik planlama sürecinin kuruluşun en üst düzey yetkilisi (Belediye Başkanı) tarafından inanılması ve tam olarak desteklenmesi şarttır. Bununla beraber, ilgili tarafların, diğer yetkililerin, idarecilerin ve her düzeydeki personelin katkısı, ortak çabası ve desteği olmaksızın, stratejik planlama başarıya ulaşamaz.
Günü kurtarmaya yönelik değildir:
Uzun vadeli bir yaklaşımdır.
Bir şablon değildir:
Kuruluşların farklı yapı ve ihtiyaçlarına uyarlanabilen esnek bir araçtır.
Özellikle büyükşehir belediyeleri için, büyükşehir sınırları içinde ilçe belediyeleri ile birlikte, Büyükşehir Meclis Üyelerinin siyasi yaklaşım gözetmeksizin, tüm hizmetlerde,bütüncül bir yaklaşımın ve ortak çalışma anlayışının içselleşmesini ve uygulanmasına yardımcı olur.
Bu özellikleriyle SP yaklaşımı gerçekçi ve yasada öngörülen şekli ile içselleştirip gerçekçi yapılarak, yönetim aracı olarak uygulanmaya geçildiği takdirde sayısız yararlar sağlamaktadır. Bu yaklaşımı hakkıyla uygulayan belediyelerimiz vardır.
Benim adaylık çalışmalarım sırasında inceleme fırsatı bulduğum Eskişehir, Lüleburgaz ve Nilüfer belediyeleri hizmetler açısından SP uygulamalarıyla sadece Türkiye’de değil, Dünya kentleri içinde ödül almış belediyelerimizin stratejik planlama ve uygulama yaklaşımları yerinde mutlaka incelenerek bu belediyelerimizin deneyimlerinden de yararlanılmalıdır diye düşünüyorum.
Bu yazının ikinci bölümünde SP plan hazırlanması ve uygulamasında yapılabilecek yanlışlar ve içine düşülebilecek tuzaklar hakkında görüş ve önerilerimi aktarmaya çalışacağım.
Serdar Erkan