DOÇ.DR.CENGİS T. ASİLTÜRK

Tarih: 12.09.2018 18:11

HER ZAMAN ÇUKUROVA'DA

Facebook Twitter Linked-in

indir_(4)_6

  Her Zaman Çukurova'da

Medeniyetin ölçütü, insanın yerleşik yaşamaya başlamasıdır.

Yerleşik yaşamdan kasıt ise şehirdir.

Dünyaları dönüp dolaşıp sonunda yolu hep aynı yere düşen benim gibiler için gidilebilecek ya da gelinebilecek en iyi yer doğduğu şehirdir. Yani adı ve konumu hiç değişmeden kalan dünyanın ilk kenti Adana...

Sırlanmış Zamanın Gölgesinde başlıklı ve 2006'da basılan ilk ödüllü romanımdaki bir zamanlar Papatya Ovası diye anılan Sonada...

Adana, Sonada'dır... Sonada, Adana'dır...

Seyhan nehrinin kıyısında belirmiş olan Adana şehrinin tarihi MÖ 3000'lere yani ilk çağlara kadar uzanır.

Yaygın olarak bilinen efsaneye göre Adana civarına kadar savaşarak gelen Adanus ve Sarus, gök tanrısı Uranüs'ün oğullarıdır. Adanus, kendi adını bu şehre vermiştir.

Serus da kendi adını Seyhan nehrine vermiştir.

Hitit etkisinde kalan Fenikeliler, tarım ve bitki tanrılarının ismi olan Adonis’i bereketli topraklarından dolayı Adana’ya ad olarak vermişti.

MS 7. yüzyıldan itibaren İslam ordularının bölgeye gelişi ile birlikte Türkler Torosları aşıp güneye indiklerinde bu Kilikya bölgesine Çukurova adını vermişlerdir.

Osmanlılar, benim atalarımın 1352'de yerleştiği toprakların adının, 1878 yılında yayınlanan bir fermanla Adana olarak yazılmasına karar vermiştir.

Adana, dışarıdan gelen yababcılara dahi yerleşiklik ve aidiyet duygusu verir. Çünkü dünyevi bir şehirdir, asıl yerlileri bizler de daha fazla dünyevi insanlarız. Toprak, bitki örtüsü, iklim, yaylalar, Çukurova, popülasyon insanı ister istemez dünyevi olmaya çeker. Çünkü Adana hakiki bir Cennet'tir...

Adana'dan 1987 yılında (Adanaspor'dan Ankara Gençlerbirliği'ne transferim nedeniyle) ayrılmıştım. Her yıl birkaç kez geliyorum tek aidiyet hissettiğim bu şehre...

Buradayım ve Eylül... Hem Eylül hem Adana...

Her gün ayrı bir semtini dolaştığım Bulvarlar Şehri Adana'da çocukluğumun güneşliyağmurlarına tanık oluyorum. Adana... Eylül... Güneşliyağmurlar...

Bir ağaç kurumak üzereyken ait olduğu topraklara taşınmış sanki..

Gözlemişsinizdir...

İnsan dünyaları dolaşsa, farklı ülkelere, farklı şehirlere gidip kendisine vazgeçilmez gelen ilişkiler kursa da, doğup büyüdüğü şehirler onları çeker...

Bu şehir beni çekiyor... Yanlış yöne akan bir nehir asıl yatağını bulmaktadır sanki...

Sanırım insanın doğası böyle işliyor.

Bir Zamanlar Çukurova'da değil, Her Zaman Çukurova'da... Adana'da... Akdeniz'de...

                                             Cengis Asiltürk


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —